KRİPTO VARLIK HİZMET SAĞLAYICILARININ KURULUŞ VE FAALİYET ESASLARI Türk Sermaye Piyasası Hukukunda Lisanslama, Organizasyon ve Faaliyet Rejimi

KRİPTO VARLIK HİZMET SAĞLAYICILARININ KURULUŞ VE FAALİYET ESASLARI Türk Sermaye Piyasası Hukukunda Lisanslama, Organizasyon ve Faaliyet Rejimi

KRİPTO VARLIK HİZMET SAĞLAYICILARININ KURULUŞ VE FAALİYET ESASLARI Türk Sermaye Piyasası Hukukunda Lisanslama, Organizasyon ve Faaliyet Rejimi

05 Ocak 2026
KRİPTO VARLIK HİZMET SAĞLAYICILARININ KURULUŞ VE FAALİYET ESASLARI Türk Sermaye Piyasası Hukukunda Lisanslama, Organizasyon ve Faaliyet Rejimi

Yazarlar: Av. Mustafa Şahin

Giriş

Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ (III-35/B.1), m.4

Türkiye’de kripto varlık piyasalarına ilişkin bağlayıcı düzenleyici çerçeve, 13 Mart 2025 tarihli ve 32840 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan III-35/B.1 sayılı Tebliğ ile kurulmuştur. Anılan Tebliğ’in 4’üncü maddesi, kripto varlık kavramını Türk sermaye piyasası hukuku bakımından ilk kez tanımlamıştır.

Bu maddeye göre kripto varlık; dağıtık defter teknolojisi veya benzeri bir teknoloji kullanılarak elektronik ortamda oluşturulan, saklanan ve dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, değer veya hak ifade eden gayrimaddi varlıklardır. Tanımda özellikle “değer veya hak ifade etme” unsuruna yer verilmiş olması tesadüfi değildir. Kurul, kripto varlık kavramını teknik bir veri veya yazılım çıktısı olarak değil, yatırımcılar bakımından ekonomik veya hukuki sonuç doğurabilen bir varlık kategorisi olarak ele almıştır.

Bu çerçevede bir dijital unsurun dağıtık defter teknolojisi üzerinde üretilmesi, akıllı sözleşme ile kurgulanması veya transfer edilebilir olması, tek başına III-35/B.2 anlamında kripto varlık rejiminin uygulanması için yeterli değildir. Rejimin uygulanabilmesi için, ilgili unsurun III-35/B.2’de öngörülen şekilde belirli bir ekosistem içinde değer/hizmet/hakkı temsil etmesi ve piyasada işlem görmeye elverişli bir ekonomik değer veya hukuken korunabilir bir hak ifade etmesi gerekir.

I. Kripto Varlık Sayılmayan Dijital Unsurlar

Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Çalışma Usul ve Esasları ile Sermaye Yeterliliği Hakkında Tebliğ (III-35/B.2), m.7 ve m.10/6

Kripto varlık kavramının sınırları, yalnızca tanım maddesiyle değil, hangi dijital unsurların bilinçli olarak düzenleme kapsamı dışında bırakıldığı incelenerek doğru biçimde anlaşılabilir. III-35/B.2 sayılı Tebliğ, bu ayrımı özellikle 7’nci maddede ve platform faaliyetinin kapsamını sınırlayan 10’uncu maddenin altıncı fıkrasında açıkça ortaya koymuştur.

Bu düzenlemeler uyarınca aşağıdaki dijital unsurlar kripto varlık olarak kabul edilmemektedir:

  • yalnızca benzersiz bir dijital temsil veya sahiplik kaydı oluşturan, yatırım veya değişim aracı niteliği taşımayan NFT’ler (Non-fungible tokens/Nitelikli Fikri Tapu),
  • ekonomik değeri serbest piyasada oluşmayan, yalnızca belirli bir oyun, uygulama veya kapalı sistem içinde kullanılmak üzere tasarlanmış oyun içi dijital varlıklar,
  • koleksiyon, temsil veya kullanım amaçlı olup yatırımcı nezdinde piyasa işlemlerine konu edilmeyen dijital unsurlar.

Bu varlıkların kripto varlık sayılmamasının sonucu şudur: Bu dijital unsurlara ilişkin alım-satım, saklama veya transfer faaliyetleri, kendiliğinden kripto varlık hizmeti oluşturmaz. Nitekim III-35/B.2 m.10/6 hükmü, asli faaliyeti yalnızca bu tür varlıklara ilişkin olan kuruluşların faaliyetlerinin platform faaliyeti olarak değerlendirilmeyeceğini açıkça düzenlemiştir.

II. Kripto Varlık Hizmeti ve Faaliyet Bazlı Yaklaşım

III-35/B.2, m.5 ve m.6

Kripto varlık düzenleme rejiminin temel mantığı, varlık merkezli değil faaliyet merkezli bir yaklaşıma dayanmasıdır. III-35/B.2 m.5, Kurul’dan izin alınması kaydıyla yürütülebilecek kripto varlık hizmet ve faaliyetlerini sınırlı sayıda belirlemiştir.

Bu kapsamda kripto varlık hizmeti; kripto varlıkların alım satımı, takası, transferi, ilk satışı veya dağıtımına aracılık edilmesi ile bu işlemlerin gerektirdiği saklama hizmetlerini kapsar. Bu faaliyetlerden herhangi birinin düzenli ve ticari şekilde yürütülmesi, ilgili kişi veya kuruluşu kripto varlık hizmet sağlayıcısı statüsüne sokar.

III-35/B.2 m.6 ise bu faaliyetlerin Kurul’dan izin alınmaksızın yürütülmesini açıkça yasaklamıştır. Faaliyetin internet üzerinden sunulması, yurt dışı merkezli bir yapı aracılığıyla yürütülmesi veya teknik bir yazılım hizmeti olarak kurgulanması, bu yasağı bertaraf etmez. Kurul bakımından belirleyici olan husus, fiilen kripto varlık hizmeti sunulup sunulmadığıdır.

III. Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının Kuruluşu ve İzin Rejimi

Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ (III-35/B.1), m.5–11

Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Çalışma Usul ve Esasları ile Sermaye Yeterliliği Hakkında Tebliğ (III-35/B.2), m.6 ve m.34 vd.

Sermaye Piyasası Kanunu m.35/B, m.99 ve m.101

Kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 35/B maddesi uyarınca Sermaye Piyasası Kurulu’nun iznine tabi bir sermaye piyasası faaliyetidir. Kripto varlıkların alım satımı, takası, transferi, ilk satışı veya dağıtımına aracılık edilmesi ile bu işlemlerin gerektirdiği saklama hizmetlerinin sunulması, Kurul’dan izin alınmaksızın yürütülemez.

İzin rejimi, kuruluş izni ve faaliyet izni olmak üzere iki aşamalı olarak düzenlenmiştir. Kuruluş izni ile faaliyet izni, hukuki sonuçları bakımından birbirinden farklıdır ve birbirinin yerine geçmez.

IV. Kuruluş İzni ve Kuruluş Şartları

III-35/B.1, m.5–8

Kuruluş izni başvurusu yapacak kripto varlık hizmet sağlayıcısının anonim ortaklık şeklinde kurulmuş olması zorunludur. Şirket paylarının tamamının nama yazılı olması ve nakit karşılığı çıkarılması gerekir. Esas sözleşmede şirket faaliyet konusunun münhasıran kripto varlık hizmet sağlayıcılığına özgülenmiş olması şarttır. Şirketin başka ticari faaliyetlerle birlikte yapılandırılması Tebliğ’e aykırıdır.

Kuruluş izni aşamasında şirketin kuruluş sermayesinin, Kurulca belirlenecek asgari tutardan az olmamak üzere tamamen ödenmiş olması gerekir. Tebliğ, asgari sermaye tutarını rakamsal olarak belirlememiş; bu tutarın Kurul tarafından ilke kararları veya duyurularla tespit edilmesini öngörmüştür. Sermayenin ayni olarak veya borçlanma yoluyla sağlanması kabul edilmez; sermayenin fiilen şirket bünyesinde bulunması aranır.

Kurul, kuruluş izni başvurusunda şirketin ortaklık yapısını, doğrudan ve dolaylı pay sahipliğini ve kontrol ilişkilerini inceler. Pay sahipliğinin veya kontrolün dolaylı yapılar üzerinden gizlenmesi hâlinde kuruluş izni verilmez.

V. Kurucular ve Ortaklara İlişkin Şartlar

III-35/B.1, m.6 ve m.8

Kuruluş izni alınabilmesi için kurucuların ve ortakların Tebliğ’de öngörülen şartları taşıması zorunludur. Bu şartlar yalnızca başvuru tarihinde değil, faaliyetin devamı süresince de korunmalıdır.

Bu kapsamda kurucular ve ortaklar;

  • iflas etmemiş olmalı, konkordato ilan etmemiş olmalı ve haklarında devam eden bir konkordato süreci bulunmamalıdır,
  • tasfiyeye tabi tutulmamış olmalıdır,
  • sermaye piyasası mevzuatına aykırılıklar nedeniyle faaliyet izni iptal edilmiş kuruluşlarda doğrudan veya dolaylı hâkim ortak olmamış olmalıdır,
  • zimmet, irtikâp, rüşvet, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, kaçakçılık ve benzeri yüz kızartıcı suçlar ile sermaye piyasası suçları, kara para aklama ve terörizmin finansmanı suçlarından mahkûm olmamış olmalıdır.

Kurul, bu incelemeyi yalnızca doğrudan pay sahipleri ile sınırlı tutmaz; dolaylı pay sahipleri ile fiili kontrolü elinde bulunduran kişiler de değerlendirmeye tabidir. Yurt dışı yerleşik kurucular ve pay sahipleri bakımından da aynı nitelikler aranır.

VI. Faaliyet İzni ve Faaliyete Başlama Şartları

III-35/B.1, m.9–11

Kuruluş izni alınmış olması, kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinin yürütülmesine yetki vermez. Yatırımcıyla temas kurulabilmesi, emir alınabilmesi ve kripto varlık hizmeti sunulabilmesi için ayrıca faaliyet izni alınması zorunludur.

Faaliyet izni başvurusu aşamasında şirketin;

  • kripto varlık platformu işleyişini III-35/B.2 hükümlerine uygun şekilde kurmuş olması,
  • kripto varlık saklama düzenini tesis etmiş olması,
  • Merkezi Kayıt Kuruluşu ile entegrasyonu sağlamış olması,
  • iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemlerini oluşturmuş ve fiilen işler hâle getirmiş olması

gerekir.

Kurul, faaliyet izni başvurusu kapsamında yerinde inceleme yapılmasına, teknik rapor sunulmasına veya ek bilgi ve belge talep edilmesine karar verebilir. Faaliyet izni verilmeden yatırımcı ile çerçeve sözleşme kurulması, emir alınması veya platformun işletilmesi yetkisiz faaliyet teşkil eder.

VII. Yetkisiz Faaliyet ve Yaptırım Rejimi

Sermaye Piyasası Kanunu m.35/B, m.99, m.101
III-35/B.2, m.6

Kurul’dan kuruluş ve faaliyet izni alınmaksızın kripto varlık hizmeti sunulması, Sermaye Piyasası Kanunu anlamında yetkisiz sermaye piyasası faaliyeti niteliğindedir.

Bu durumda Kurul tarafından;

  • faaliyetin durdurulmasına,
  • ilgili internet sitelerine ve uygulamalara erişimin engellenmesine,
  • kamuya ilan ve duyuru yapılmasına

karar verilebilir.

Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu’nun 99’uncu maddesi uyarınca izinsiz sermaye piyasası faaliyeti yürütenler hakkında idari para cezası uygulanır. Fiilin niteliğine ve ağırlığına göre, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 101’inci maddesi kapsamında Cumhuriyet Savcılığına bildirim yapılması mümkündür.

VIII. Kripto Varlık Platformu Faaliyeti ve İşleyişi

III-35/B.2, m.10–23

Kripto varlık platformu faaliyeti, kripto varlık piyasasının merkezinde yer alır. III-35/B.2 m.10, platformu yalnızca teknik bir yazılım altyapısı olarak değil, kripto varlıklara ilişkin piyasa işlemlerinin gerçekleştiği ana hukuki yapı olarak düzenlemiştir.

Platform faaliyeti; müşteri emirlerinin alınması, bu emirlerin diğer yatırımcı emirleriyle eşleştirilmesi veya platformun karşı taraf olması suretiyle gerçekleştirilmesi, kripto varlıkların takası, transferi, ilk satış veya dağıtımına aracılık edilmesini kapsar. Bu nedenle platformlar, Tebliğ kapsamında fiilen birer kripto varlık piyasası işletmecisi konumundadır.

Platformun yatırımcı ile ilişki kurabilmesi için çerçeve sözleşme imzalanması zorunludur (III-35/B.1 m.22). Bu sözleşme, platformun karşı taraf olduğu işlemleri, saklama düzenini ve yatırımcı varlıklarının platform malvarlığından nasıl ayrıştırılacağını açıkça düzenlemelidir.

Platformlar kripto varlıkları serbestçe sergileyemez. Kripto varlıkların platformda işlem görebilmesi için listeleme sürecinden geçmesi gerekir. III-35/B.2 m.20 ve devamı uyarınca platform bünyesinde listeleme komitesi kurulması ve listeleme kararlarının teknik, hukuki ve piyasa kriterlerine dayanması zorunludur. Listeden çıkarma işlemleri de keyfi şekilde yapılamaz ve yatırımcıya şeffaf biçimde bildirilmelidir.

Kripto Varlık Saklama Faaliyeti ve Anahtar Yönetimi

Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Çalışma Usul ve Esasları ile Sermaye Yeterliliği Hakkında Tebliğ (III-35/B.2), m.24–31

III-35/B.2 sayılı Tebliğ’in 24’üncü maddesi, kripto varlık saklama faaliyetini platform faaliyetinden ayrı ve bağımsız bir hukuki faaliyet olarak düzenlemiştir. Tebliğ sistematiğinde saklama faaliyeti, kripto varlık piyasasında işlem yapılmasıyla değil; yatırımcıya ait kripto varlıkların ve bu varlıklara erişimi sağlayan özel anahtarların güvenliğiyle ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle saklama, teknik bir IT hizmeti değil, doğrudan yatırımcı varlıklarının korunmasına yönelik bir finansal altyapı faaliyeti olarak ele alınmaktadır.

Anılan madde uyarınca saklama faaliyeti; kripto varlıkların ve bunlara erişimi sağlayan özel anahtarların güvenli biçimde muhafaza edilmesini, yatırımcı talimatları doğrultusunda transfer edilmesini ve bu varlıkların yetkisiz erişime karşı korunmasını kapsar. Tebliğ, saklama hizmetinin platform bünyesinde veya ayrı bir saklama kuruluşu aracılığıyla sunulmasına imkân tanımakla birlikte, bu iki yapıyı hukuki ve organizasyonel olarak net biçimde ayırmıştır. Bu ayrımın temel amacı, platform ile saklama faaliyetleri arasındaki sorumlulukların bulanıklaşmasını önlemektir.

Uygulamada sıkça karşılaşılan yanlış varsayım, saklama hizmetinin üçüncü bir kuruluşa devredilmesi hâlinde platformun yatırımcıya karşı sorumluluğunun ortadan kalktığı düşüncesidir. Oysa Tebliğ sistemi buna izin vermemektedir. Platform, saklama hizmetini dışarıdan alsa dahi, yatırımcı ile kurduğu hukuki ilişki nedeniyle nihai sorumluluğunu korur. Saklama kuruluşu, platformun yerine geçen bir taraf değil; platformun yükümlülüklerini yerine getirirken yararlandığı bir hizmet sağlayıcıdır.

Özel Anahtar Yönetimi

III-35/B.2, m.27

Kripto varlık saklama rejiminin merkezinde özel anahtar yönetimi yer almaktadır. III-35/B.2 m.27, özel anahtarların tek bir kişi veya tek bir sistem tarafından kontrol edilmesini açıkça yasaklamıştır. Bu hüküm, kripto varlık saklama faaliyetinde görevler ayrılığı ilkesinin zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu kapsamda saklama kuruluşları ve platformlar; özel anahtarlara erişim yetkilerini farklı kişiler arasında dağıtmak, erişim kayıtlarını tutmak ve bu erişimlerin izlenebilir olmasını sağlamak zorundadır. Anahtar yönetimi, yalnızca teknik bir güvenlik önlemi olarak değil, doğrudan hukuki sorumluluk doğuran bir uyum alanı olarak düzenlenmiştir. Anahtarların yetkisiz erişim nedeniyle kaybedilmesi veya kötüye kullanılması hâlinde, kusur değerlendirmesi yapılmakla birlikte, yatırımcıya karşı sorumluluk gündeme gelir.

Sıcak ve Soğuk Cüzdan Yapısı

III-35/B.2, m.28

Tebliğ’in 28’inci maddesi, kripto varlık saklama faaliyetinde sıcak ve soğuk cüzdan ayrımının yapılmasını zorunlu kılmıştır. Bu düzenleme ile, yatırımcıya ait kripto varlıkların tamamının çevrim içi ortamlarda tutulmasına dayalı bir saklama modelinin önüne geçilmesi hedeflenmiştir.

Anılan madde kapsamında soğuk cüzdanlar, çevrim dışı ortamlarda saklanan, erişimi sınırlı ve güvenlik önlemleri artırılmış cüzdanları; sıcak cüzdanlar ise günlük operasyonların yürütülmesi amacıyla kullanılan çevrim içi cüzdanları ifade etmektedir. Tebliğ, saklama faaliyetinin bu iki cüzdan türü arasında fonksiyonel bir ayrım gözetilerek yapılandırılmasını öngörmektedir.

Bu çerçevede, kripto varlık saklama düzeninin Tebliğ’de öngörülen amaç ve işlev dağılımına uygun biçimde kurulması gerekmekte olup, sıcak ve soğuk cüzdanların kullanımına ilişkin oranlar ile sıcak cüzdanlardan gerçekleştirilen transfer işlemlerinin gerekçeleri, Kurul denetimleri kapsamında ayrıca değerlendirilmektedir.

Saklama Sözleşmesi

III-35/B.2, m.31

Kripto varlık saklama hizmetinin sunulabilmesi için yatırımcı ile ayrı bir saklama sözleşmesi imzalanması zorunludur. Bu sözleşme, platform ile imzalanan çerçeve sözleşmeden bağımsız bir hukuki belgedir. Saklama sözleşmesinde, yatırımcıya ait kripto varlıkların hukuki statüsü, transfer esasları, sorumluluk rejimi ve olağanüstü durum prosedürleri açıkça düzenlenmelidir. Saklama sözleşmesinin yokluğu veya Tebliğ hükümlerine aykırı içeriğe sahip olması, saklama faaliyetinin hukuka aykırı yürütüldüğü sonucunu doğurur.

Mutabakat Sistemi ve Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) Entegrasyonu

III-35/B.2, m.32–33

Kripto varlık piyasalarının klasik sermaye piyasası altyapılarıyla entegrasyonu bakımından en kritik düzenleme alanlarından biri, mutabakat sistemi ve Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ile entegrasyondur. III-35/B.2 m.32, kripto varlık hizmet sağlayıcıların müşteri bazında kayıt tutmasını ve bu kayıtların doğruluğunu sağlamak üzere düzenli mutabakat yapılmasını zorunlu kılmıştır.

Bu hüküm uyarınca platformlar ve saklama kuruluşları, kendi sistemlerinde tuttukları müşteri kayıtları ile fiilen saklanan kripto varlık bakiyeleri arasında uyumsuzluk bulunmamasını sağlamakla yükümlüdür. Mutabakat süreçlerinin düzenli olarak yapılması ve sonuçlarının kayıt altına alınması, hem yatırımcı uyuşmazlıkları hem de SPK denetimleri bakımından kritik öneme sahiptir.

III-35/B.2 m.33 ile getirilen MKK entegrasyonu, kripto varlık piyasalarını kayıt dışı bir alan olmaktan çıkarmayı hedeflemektedir. MKK sistemi sayesinde kripto varlıklar müşteri bazında izlenebilir hâle gelmekte; bu varlıkların haciz, tedbir ve iflas gibi hukuki süreçlerde takibi mümkün olmaktadır. Bu düzenleme, kripto varlıkların “hukuken görünmez” olduğu yönündeki yaygın algıyı da fiilen ortadan kaldırmaktadır.

Sermaye Yeterliliği ve Mali Bünye

III-35/B.2, m.34 ve devamı

Kripto varlık hizmet sağlayıcılığı rejiminde sermaye yeterliliği, teknik altyapı kadar belirleyici bir unsurdur. III-35/B.2 sayılı Tebliğ’in 34’üncü maddesi ve devamında, kripto varlık hizmet sağlayıcıların asgari sermaye tutarları, özsermaye hesaplama yöntemleri ve mali bünye yükümlülükleri ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.

Bu düzenlemelerin temel amacı, kripto varlık piyasalarındaki yüksek volatilite ve operasyonel riskler karşısında hizmet sağlayıcıların faaliyetlerini sürdürebilecek mali güce sahip olmasını sağlamaktır. Tebliğ, sermaye yeterliliğinin yalnızca kuruluş anında sağlanmasını yeterli görmemekte; bu mali yapının faaliyet süresi boyunca korunmasını zorunlu kılmaktadır.

Özsermayenin Tebliğ’de öngörülen asgari seviyenin altına düşmesi hâlinde, Kurul’un faaliyetin sınırlandırılması, ek tedbirler alınması veya faaliyet izninin askıya alınması gibi müdahalelerde bulunması mümkündür. Bu yönüyle sermaye yeterliliği, yalnızca finansal bir gereklilik değil, aynı zamanda faaliyetin devamlılığını belirleyen bir uyum kriteridir.

X. Yurt Dışı Yerleşik Kripto Varlık Platformlarının Türkiye’de Faaliyet Sayılması

Sermaye Piyasası Kanunu m.35/B – III-35/B.2, m.6

Kripto varlık hizmet sağlayıcılığı rejiminde uygulamada en sık göz ardı edilen konulardan biri, yurt dışı yerleşik platformların hangi hâllerde Türkiye’de faaliyet yürütmüş sayılacağıdır. III-35/B.2 m.6 ve dayanağı olan Sermaye Piyasası Kanunu m.35/B, bu konuda etki alanı esasına dayalı bir yaklaşım benimsemiştir.

Kurul bakımından belirleyici olan husus, platformun merkezinin nerede bulunduğu değil; Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olarak kripto varlık hizmeti sunulup sunulmadığıdır. Bu kapsamda, yurt dışı bir platformun Türkçe dil seçeneği sunması, Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik tanıtım faaliyetleri yürütmesi veya Türkiye’den erişimi bilerek engellememesi, çoğu durumda Türkiye’de faaliyet yürütüldüğü sonucunu doğurmaktadır.

Bu nedenle izin almaksızın Türkiye’de faaliyet gösterdiği değerlendirilen yurt dışı platformlar hakkında erişim engeli, idari yaptırımlar ve diğer tedbirler uygulanabilmektedir. Uygulamada bu durum, “bilinçsiz kapsama girme” riski olarak ortaya çıkmaktadır.

Sonuç

III-35/B.1 ve III-35/B.2 sayılı Tebliğler ile Türkiye’de kripto varlık piyasasına ilişkin düzenleyici çerçeve, kripto varlığın tanımından başlayarak bu varlıklara ilişkin hizmetlerin hangi koşullarda ve kimler tarafından sunulabileceğine kadar uzanan bütüncül bir rejim olarak tesis edilmiştir. Düzenlemenin hareket noktası, kripto varlık kavramını yalnızca teknik bir altyapı veya dijital bir veri çıktısı olarak değil; yatırımcı nezdinde değer veya hak ifade eden ve bu nedenle sermaye piyasası hukukunun koruma alanına giren bir varlık türü olarak kabul etmektir (III-35/B.1 m.4).

Rejimin ikinci belirleyici yönü, kapsamın yalnızca tanım üzerinden değil, bilinçli kapsam dışı bırakmalar üzerinden de çizilmesidir. NFT’ler, oyun içi dijital varlıklar ve belirli kapalı sistemlerde kullanılan temsil/kullanım amaçlı unsurlar, III-35/B.2 m.7 ve m.10/6 hükümleriyle kripto varlık tanımının dışında bırakılmış; bu unsurlara ilişkin faaliyetlerin her durumda kripto varlık hizmeti veya platform faaliyeti sayılmayacağı açıkça hükme bağlanmıştır. Bu yönüyle Tebliğler, piyasanın tamamını kapsayan genel bir dijital varlık regülasyonu kurmamakta; sermaye piyasası hukuku bakımından belirli risk alanlarını hedefleyen sınırlı bir kapsam benimsemektedir.

Üçüncü olarak, düzenleme yaklaşımı varlık merkezli değil faaliyet merkezli olarak yapılandırılmıştır. Kripto varlıklara ilişkin hangi hizmetlerin Kurul iznine tabi olduğu, III-35/B.2 m.5’te sınırlı sayıda belirlenmiş; m.6 ile izinsiz faaliyetin yasak olduğu açıkça düzenlenmiştir. Bu sistematikte belirleyici olan, faaliyetin nasıl adlandırıldığı veya hangi teknik mimari ile yürütüldüğü değil, fiilen kripto varlık hizmetinin sunulup sunulmadığıdır. Bu nedenle, “teknoloji şirketi”, “pazar yeri” veya “aracı yazılım” şeklindeki nitelendirmeler, Tebliğ kapsamındaki hukuki değerlendirmeyi değiştirmemektedir.

Kuruluş ve faaliyete geçiş bakımından ise iki aşamalı bir izin rejimi benimsenmiş; kuruluş izni ile faaliyet izninin hukuki sonuçları birbirinden ayrıştırılmıştır (III-35/B.1 m.5–11). Kuruluş izni aşamasında şirketin anonim ortaklık olarak kurulması, payların nama yazılı ve nakit karşılığı çıkarılması, faaliyet konusunun münhasıran kripto varlık hizmetlerine özgülenmesi ve Kurulca belirlenecek asgari sermaye şartlarının sağlanması aranmakta; kurucular ve ortaklar bakımından mali ve itibari nitelikler ayrıca değerlendirilmektedir (III-35/B.1 m.6, m.8). Faaliyet izni aşamasında ise şirketin platform işleyişini, saklama düzenini, MKK entegrasyonunu ve iç sistemlerini fiilen kurmuş ve işler hale getirmiş olması zorunlu tutulmuştur (III-35/B.1 m.9–11). Bu izinler alınmaksızın yürütülen faaliyetler, Sermaye Piyasası Kanunu m.35/B ile bağlantılı olarak yetkisiz sermaye piyasası faaliyeti niteliği taşır; Kurul’un idari tedbirleri, erişim engeli ve idari para cezası yetkisi yanında, fiilin niteliğine göre savcılığa bildirim mekanizması da gündeme gelebilir (SerPK m.99, m.101).

Son olarak, Tebliğlerin kurduğu rejim yalnızca izin ve organizasyon şartlarından ibaret değildir; platform ve saklama faaliyetlerini ayrıştıran, listeleme komitesi ve listeleme kriterleriyle piyasa bütünlüğünü hedefleyen, özel anahtar yönetimi, sıcak–soğuk cüzdan ayrımı, mutabakat yükümlülüğü ve MKK entegrasyonu ile kayıt ve izlenebilirliği tesis eden sürekli uyum yükümlülüklerini de içeren bir sistematik ortaya koymaktadır (III-35/B.2 m.10–23, m.24–33). Bu yönüyle düzenleme, kripto varlık piyasasında yatırımcı varlıklarının ayrıştırılması ve korunması ile piyasa işlemlerinin şeffaf ve denetlenebilir bir zemine taşınmasını esas almaktadır.

 

Güncel Bilgilerden Haberdar Olun

Bilgi Havuzu & Haberler