
Yazarlar: Şirketler Hukuku Departmanı, Av. Mustafa Şahin
Giriş
Anonim şirketlerde sermaye artırımı, şirketin finansman ihtiyacının karşılanması, mali yapısının güçlendirilmesi ve yeni yatırımcıların şirkete dahil edilmesi bakımından önemli bir şirketler hukuku mekanizmasıdır. Bununla birlikte sermaye artırımı, yalnızca şirkete yeni kaynak girişini sağlayan teknik bir işlem olarak değil, aynı zamanda mevcut pay sahiplerinin ekonomik ve yönetsel konumunu doğrudan etkileyen çok boyutlu bir süreç olarak değerlendirilmelidir.
Sermaye artırımı kapsamında çıkarılacak yeni payların itibari değer üzerinden ihraç edilmesi mümkün olduğu gibi, belirli şartların varlığı halinde bu payların itibari değerinin üzerinde bir bedelle, diğer bir ifadeyle emisyon primli olarak çıkarılması da mümkündür. Emisyon primli sermaye artırımı, özellikle şirketin özvarlığının esas sermayesini aştığı, şirket paylarının gerçek değerinin itibari değerinden yüksek olduğu veya dış yatırımcıdan fon sağlanırken mevcut ortaklık yapısının korunmasının amaçlandığı durumlarda önem kazanmaktadır.
Bu çalışmada, sermaye artırımı serimizin ikinci yazısı kapsamında anonim şirketlerde emisyon primli sermaye artırımı, Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) ve ilgili sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde ele alınmaktadır.
Emisyon Primli Pay Kavramı
Emisyon primi, anonim şirketlerde payların itibari değerinin üzerinde bir bedelle ihraç edilmesi halinde, itibari değer ile ihraç bedeli arasında oluşan olumlu farkı ifade eder. Bu kapsamda, sermaye artırımı sırasında yeni çıkarılan payların nominal değerinin üzerinde bir bedelle taahhüt edilmesi halinde, payın itibari değerine karşılık gelen kısım sermayeye eklenirken, itibari değeri aşan kısım emisyon primi olarak şirket malvarlığına dahil olur.
TTK m. 347 uyarınca, itibari değerinden aşağı bedelle pay çıkarılamaz. Payların itibari değerinden yüksek bedelle çıkarılabilmesi ise esas sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasına veya genel kurul tarafından bu hususta karar alınmasına bağlıdır.
Bu yönüyle emisyon primli pay ihracı, şirkete ilave fon sağlanmasına imkân tanırken, artırılan sermaye tutarı ile şirkete giren toplam kaynak arasında ayrım yaratır. Zira emisyon primi, şirket sermayesinin bir parçası haline gelmez; şirket malvarlığına dahil edilerek kanuni yedek akçe rejimine tabi olur.
Emisyon Primli Sermaye Artırımının İşlevi
Emisyon primli sermaye artırımı, uygulamada özellikle şirketin gerçek ekonomik değerinin esas sermayesinden yüksek olduğu durumlarda önem taşır. Böyle bir durumda payların yalnızca itibari değer üzerinden ihraç edilmesi, sermaye artırımına katılamayan veya sınırlı ölçüde katılan mevcut pay sahiplerinin pay oranlarının ekonomik gerçeklikle bağdaşmayacak şekilde sulanmasına yol açabilir.
Bu nedenle emisyon primli pay ihracı, bir yandan şirkete finansman sağlanmasına hizmet ederken, diğer yandan mevcut pay sahiplerinin ortaklıktaki konumlarının dürüstlük kuralına ve eşit işlem ilkesine aykırı biçimde zedelenmesini önleyici bir işlev görür. Özellikle yatırım alma süreçlerinde, yatırımcının şirkete koyacağı toplam bedelin tamamının sermayeye eklenmesi yerine, belirli kısmının sermaye, kalan kısmının ise emisyon primi olarak yapılandırılması mümkündür.
Bu yapı sayesinde şirket, ihtiyaç duyduğu finansmana kavuşurken, mevcut pay sahiplerinin pay oranları da yatırım tutarının tamamının sermayeye eklenmesi halinde ortaya çıkabilecek ölçüde değişmez. Dolayısıyla emisyon primli sermaye artırımı, finansman ihtiyacı ile pay sahipliği dengesinin birlikte gözetildiği bir sermaye artırımı türü olarak öne çıkar.
Esas Sermaye Sisteminde Emisyon Primli Sermaye Artırımı
Esas sermaye sistemini benimseyen anonim şirketlerde sermaye artırımı, esas sözleşmenin sermayeye ilişkin maddesinin değiştirilmesi suretiyle gerçekleştirilir. Bu nedenle emisyon primli sermaye artırımı da kural olarak genel kurul kararı ile yapılır. TTK m. 347 uyarınca, payların itibari değerinden yüksek bedelle çıkarılabilmesi için esas sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunması veya genel kurulun bu konuda karar alması gerekir.
Emisyon primli sermaye artırımı kapsamında artırılan sermayeyi temsil eden payların tamamının taahhüt edilmesi zorunludur. İştirak taahhütnamelerinde yalnızca payların itibari değeri değil, payların primli çıkarılması nedeniyle ödenecek toplam bedel de açıkça gösterilmelidir. Bu kapsamda taahhütnamede payların sayısı, itibari değeri, varsa grubu, emisyon primi tutarı ve toplam ödeme yükümlülüğü tereddüde yer bırakmayacak şekilde düzenlenmelidir.
Prim Tutarının Ödenmesi
Emisyon primli sermaye artırımlarında ödeme rejimi, adi nakdi sermaye artırımlarından belirli yönleriyle ayrılır. TTK m. 344 uyarınca nakden taahhüt edilen payların itibari değerlerinin en az dörtte birinin tescilden önce, kalan kısmının ise en geç yirmi dört ay içinde ödenmesi mümkündür.
Buna karşılık, payların primli olarak çıkarılması halinde emisyon priminin tamamının tescilden önce ödenmesi gerekir. Bu nedenle sermaye artırımı kapsamında ödenecek tutar iki ayrı kalem üzerinden değerlendirilmelidir. İlk kalem, payların itibari değerine karşılık gelen sermaye taahhüdüdür. İkinci kalem ise payların itibari değerini aşan emisyon primi tutarıdır.
Uygulamada ticaret sicili müdürlükleri, tescil başvurusu sırasında hem kanunen ödenmesi gereken asgari sermaye tutarının hem de emisyon priminin ödendiğini gösteren banka yazısı veya dekontların ibrazını aramaktadır. Bu nedenle emisyon primli sermaye artırımlarında banka blokaj yazısı ve ödeme belgeleri, tescil sürecinin en kritik belgeleri arasında yer almaktadır.
Yönetim Kurulu Raporu ve Rüçhan Hakkı
TTK m. 461 uyarınca her pay sahibi, yeni çıkarılan payları mevcut payları oranında alma hakkına sahiptir. Bu hak, rüçhan hakkı olarak adlandırılır ve anonim şirketlerde mevcut pay sahiplerinin sermaye artırımı nedeniyle pay oranlarının korunmasını sağlayan temel mekanizmalardan biridir.
Emisyon primli sermaye artırımlarında yönetim kurulu tarafından hazırlanacak rapor ayrıca önem taşır. Rüçhan hakkının sınırlandırılması veya kaldırılması halinde yönetim kurulu, bunun gerekçelerini açıklamakla yükümlüdür. Bunun yanında yeni payların primli veya primsiz çıkarılmasının sebepleri ile primin nasıl hesaplandığı da yönetim kurulu raporunda gösterilmelidir.
Bu raporun temel amacı, sermaye artırımının ekonomik ve hukuki gerekçesinin ortaya konulmasıdır. Özellikle prim tutarının belirlenmesinde şirketin finansal durumu, özvarlık değeri, yatırım ihtiyacı, potansiyel yatırımcı ile yapılan müzakereler ve payların gerçek ekonomik değeri gibi unsurlar dikkate alınabilir. Ancak hangi yöntem benimsenirse benimsensin, primin hesaplanma mantığının objektif ve denetlenebilir şekilde açıklanması gerekir.
Kayıtlı Sermaye Sisteminde Emisyon Primli Pay İhracı
Kayıtlı sermaye sistemini benimseyen anonim şirketlerde sermaye artırımı, esas sözleşmede tanınan yetki çerçevesinde yönetim kurulu tarafından gerçekleştirilebilir. Ancak yönetim kurulunun primli pay çıkarabilmesi için bu konuda esas sözleşmede açıkça yetkilendirilmiş olması gerekir.
TTK m. 480 uyarınca kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kuruluna primli pay çıkarma yetkisi tanınabilir. Halka açık ortaklıklar bakımından ise Sermaye Piyasası Kanunu m. 18 çerçevesinde kayıtlı sermaye sistemine ilişkin özel hükümler uygulanır. Bu kapsamda, kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kurulunun itibari değerinin üzerinde pay çıkarabilmesi, esas sözleşme ile bu konuda yetkilendirilmiş olmasına bağlıdır.
Kayıtlı sermaye sisteminde emisyon primli pay ihracı yapılırken yönetim kurulunun artırıma, prim tutarına, yeni pay alma haklarının kullanımına ve varsa sınırlandırılmasına ilişkin kararları usulüne uygun şekilde alması; bu kararların esas sözleşme ve sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde ilan edilmesi ve gerekli hallerde şirketin internet sitesinde yayımlanması gerekir.
Halka Açık Ortaklıklar Bakımından Özel Rejim
Sermaye piyasası mevzuatına tabi halka açık ortaklıklar bakımından emisyon primli sermaye artırımı, TTK hükümlerinin yanında Sermaye Piyasası Kanunu ve Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri çerçevesinde değerlendirilir.
Sermaye Piyasası Kanunu m. 12 uyarınca ihraç olunan payların bedellerinin tamamen ve nakden ödenmesi esastır. Ayrıca Sermaye Piyasası Kurulu, payların piyasa fiyatının veya defter değerinin nominal değerin üzerinde olması halinde, ihraç olunacak payların primli fiyattan satılmasını ve yeni pay alma haklarının primli fiyattan kullandırılmasını isteyebilir.
Bu düzenleme, halka açık ortaklıklarda yatırımcıların korunması ve pay sahipleri arasında eşit işlem ilkesinin sağlanması bakımından önem taşır. Zira halka açık şirketlerde payların piyasa değeri, nominal değerin üzerinde olabilir. Böyle bir durumda payların nominal değer üzerinden çıkarılması, mevcut pay sahipleri ile yeni pay sahipleri arasında ekonomik dengenin bozulmasına neden olabilir.
Emisyon Priminin Hukuki Niteliği ve Kullanımı
Emisyon primi, şirket sermayesine değil, şirket malvarlığına dahil olur. Bununla birlikte emisyon priminin şirket tarafından serbestçe kullanılabileceği kabul edilmemelidir. TTK m. 519 uyarınca, yeni payların çıkarılması dolayısıyla sağlanan primin, çıkarılma giderleri, itfa karşılıkları ve hayır amaçlı ödemeler için kullanılmamış bulunan kısmı genel kanuni yedek akçeye eklenir.
Bu nedenle emisyon primi, kanuni yedek akçe rejimine tabidir. Genel kanuni yedek akçe, sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarısını aşmadığı sürece yalnızca zararların kapatılması, işlerin iyi gitmediği zamanlarda işletmenin devamının sağlanması veya işsizliğin önlenmesi ve sonuçlarının hafifletilmesine elverişli önlemler alınması amacıyla kullanılabilir.
Dolayısıyla emisyon primli sermaye artırımı sonucunda şirkete giren tutarın itibari değeri aşan kısmı, şirketin özkaynaklarını güçlendirmekle birlikte, olağan anlamda serbestçe tasarruf edilebilir bir gelir niteliğinde değildir. Bu husus, özellikle yatırım süreçlerinde ve finansal planlama yapılırken dikkate alınmalıdır.
Ticaret Siciline Tescil Süreci
Sermaye arttırımı işlemleri bakımından ticaret siciline tescil, kurucu nitelik taşımakta olup, emisyon primli sermaye artırımı, ticaret siciline tescil ile hüküm ifade etmektedir. Bu saikle sermaye artırımı kararının kanunda öngörülen süre içinde ticaret siciline tescil ettirilmesi gerekir.
Tescil başvurusu kapsamında genel olarak noter onaylı genel kurul kararı, esas sözleşme tadil metni, hazirun cetveli, yönetim kurulu beyanı, iştirak taahhütnameleri, rüçhan hakkına ilişkin yönetim kurulu kararı ve varsa yönetim kurulu raporu, banka blokaj yazısı, emisyon priminin ödendiğini gösteren belgeler ve Rekabet Kurumu payının ödendiğine ilişkin belge ibraz edilir.
Emisyon primli sermaye artırımlarında ticaret sicili incelemesinde özellikle üç husus önem taşır. Bunlardan ilki, payların itibari değerinin üzerinde çıkarılmasına hukuken imkân tanıyan esas sözleşme hükmünün veya genel kurul kararının mevcut olup olmadığıdır. İkincisi, prim tutarının tamamının tescilden önce ödenip ödenmediğidir. Üçüncüsü ise yönetim kurulu raporunda primli pay çıkarılmasının sebeplerinin ve primin hesaplanma yönteminin yeterli açıklıkta gösterilip gösterilmediğidir.
Sonuç
Emisyon primli sermaye artırımı, anonim şirketlerde finansman ihtiyacının karşılanması ile pay sahipliği dengesinin korunmasını birlikte sağlayan önemli bir sermaye artırımı yöntemidir. Bu yöntem sayesinde şirketin ihtiyaç duyduğu kaynak temin edilirken, payların gerçek ekonomik değeri ile itibari değeri arasındaki fark gözetilmekte ve mevcut ortaklık yapısının ölçüsüz şekilde sulandırılmasının önüne geçilebilmektedir.
Bununla birlikte emisyon primli sermaye artırımı, adi sermaye artırımlarına kıyasla daha dikkatli hazırlanması gereken bir süreçtir. Primli pay çıkarılmasına ilişkin esas sözleşme hükmü veya genel kurul kararı, primin hesaplanmasına ilişkin yönetim kurulu raporu, rüçhan hakkı rejimi, ödeme belgeleri ve ticaret sicili başvurusu bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle emisyon primli sermaye artırımlarında yalnızca artırılacak sermaye tutarının değil, payların hangi ekonomik gerekçeyle primli çıkarıldığının, prim tutarının nasıl hesaplandığının ve bu yapının pay sahipleri arasındaki dengeye etkisinin de doğru şekilde ortaya konulması gerekir.
Güncel Bilgilerden Haberdar Olun
Ekibimizin Akademiye Katkıları